20-12-2014 00:07:57
Ana Sayfa Biyoloji Genel Biyoloji Biyolojinin Tarihi Gelişimi

Sevgili TurkceBilgi.Org kullanıcısı, sizinle daha kaliteli zaman geçirek adına üyemiz olmanızı rica ederiz.

Biyolojinin Tarihi Gelişimi
Yaklaşık 2300 yıl önce Yunan bilim adamı Polibus, “İnsanın Doğası Üzerine” adlı bir kitap yazmıştır. Aristo, çalışmalarını “Hayvanların Tarihi, Hayvan Nesli Üzerine” ve “Hayvan Vücutlarının Kısımları Üzerine” adlı kitaplarında toplamıştır. Aristo, canlıların oluşumlarını ve hayvanların davranışlarını incelerken onların sınıflandırma yoluna da gitmiştir.

Galen, canlıların organlarıyla bu organların görevini inceleyen fizyoloji biliminin doğmasını sağlamıştır. Galileo, 1610'da ilk mikroskobun yapımını başarmıştır. Robert Hook, 1665'de bir mantar kesitinin mikroskopta nasıl göründüğünü açıklamış ve gördüğü yapılara “Cellula” (hücre) adını vermiştir. Leeuwenhoek, 1675'de mikroskop kullanarak tek hücrelileri göstermeyi başarmıştır. Carolus Linnaeus, 1707-1778 yıllarında ilk bilimsel sınıflandırmayı yapmıştır.

Charles Darwin, 1859'da “Türlerin Kökeni” adlı kitabını yayınlayarak evrimle ilgili görüşlerini ortaya koymuştur. Pasteur, mikroskobik canlıların fermantasyona neden olduğunu tespit etmiş, tavuk kolerasına neden olan mikrobu bulmuş ve kuduz aşısını bulmuştur.

Gregor Mendel, bezelyelerle yaptığı deneyler sonucunda, kalıtsal özelliklerin dölden döle geçişi ile ilgili önemli sonuçlar elde etmiştir.

Genetik bilimi 19. yüzyılın ortasında, biyolojide bir alt bilim dalı olan moleküler biyolojinin gelişimine olanak sağlamıştır. Beijrinck, 1899'da tütün bitkilerinin yapraklarında görülen tütün mozaik hastalığını incelemiştir.

Wilhelm Röntgen, 1895'de tıpta teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan Röntgen ışınlarını bulmuştur.

Otto Mayerhof, 1992'de kastaki enerji dönüşümlerinin solunumu ve ısı akışını incelemiş. Bu çalışma ile Nobel tıp ödülünü almıştır.

Alexander Fleming, 1927'de penisilini, E.A.F Ruska'da 1931'de elektron mikroskobunu bulmuştur.

James Watson ile Francis Crick 1953'te günümüzde kabul edilen DNA'nın yapısına ait bir model ortaya koymuşlardır.

Steven Howell, 1986'da ateş böceklerinin ışık saçmasını sağlayan maddenin yapımını kodlayan geni ayırarak tütün bitkisine aktarmış ve bu bitkilerin ışık saçtığını görmüştür. Bu olay gen naklinin başlangıcı olmuştur.

Dr. Wilmut, yetişkin bir koyundan alınan vücut hücresinin çekirdeğini, başka bir koyuna ait çekirdeği alınmış bir yumurta hücresine yerleştirerek genetik ikiz elde etmiştir.

Biyolojinin Alt Bilim Dalları:

1)Botanik:
Bitkiler alemini inceleyen bilim dalıdır.

2)Zooloji:

Hayvanlar alemini inceleyen bilim dalıdır. Biyolojinin bu bölümlerinden her biri, canlının değişik özelliklerini incelemeleri bakımından kendi içinde alt bölümlere ayrılır. Bu bölümlerin başlıcaları şunlardır; Morfoloji: Canlıların dış görünüşünü, şeklini inceleyen bilim dalıdır.

Anatomi:
Canlıyı oluşturan organları, bu organların birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır.

Fizyoloji:
Organizmadaki organ ve dokuların görevlerini, işleyişlerini inceleyen bilim dalıdır.

Embriyoloji:
Organizmanın gelişme devrelerini inceler. Özellikle döllenmiş yumurtadan (zigot) itibaren meydana gelen gelişme ve farklılaşmaları inceleyen bilim dalıdır.

Sitoloji:
Hücrenin yapısını ve çalışmasını inceleyen bilim dalıdır.

Histoloji:
Çok hücreli canlılardaki dokuların yapısını ve bu dokuların vücudun nerelerinde bulunduğunu, hangi organların yapısına katıldığını inceleyen bilim dalıdır.

Genetik:
Canlılardaki kalıtsal özelliklerin dölden döle nasıl geçtiğini inceler. Ayrıca genin yapısını, görevini ve genlerde meydana gelen değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır.

Moleküler biyoloji:
Canlıların yapısını, moleküler düzeyde inceleyen bilim dalıdır.

ekoloji:
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Ekoloji, çevre biyolojisi ile eş anlamda kullanılabilmektedir.

Taksonomi (sistematik):
Canlıları benzerliklerine göre sınıflandıran bilim dalıdır. Doğadaki çeşitliliği ve çevremizdeki canlıları görmemizi sağlar.

Mikrobiyoloji:
Gözümüzle göremediğimiz mikroorganizmaların beslenme, üreme gibi yaşam şekillerini inceleyen bilim dalıdır.

Uzay biyolojisi:
Uzay şartlarında canlıların karşılaştıkları yeni durumları, bunların canlı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini, canlıların uzaya uyum şartlarını araştıran bilim dalıdır.

Parazitoloji:
Asalak olarak yaşayan canlıların yapı ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.

Biyokimya:
Canlıların yapısındaki kimyasal maddeleri ve yaşamın temeli olan biyokimyasal tepkimeleri inceleyen bilim dalıdır. Ayrıca entomoloji böcekleri, mikoloji mantarları, bakteriyoloji bakterileri, viroloji virüsleri, ihtiyoloji balıkları, ornitoloji kuşları, mammaloji memeli hayvanları inceler.

Biyolojik Uygulama Alanları
: Tıp, biyoteknoloji, tarım, veterinerlik, su ürünleri, biyomekanik, genetik mühendisliği, ekoloji, fizyoloji, mikrobiyoloji, moleküler biyoloji, eczacılık, diş hekimliği biyolojinin bazı uygulama alanlarıdır. Kentleşme ve sanayileşme ise dolaylı olarak biyolojiden gelen verilere göre yönlendirilir.

Biyolojinin Önemi:
Doğumdan ölüme kadar yaşamın her evresinde bilinçli ve sağlıklı yaşama, ekonomik gelişmeyi sürekli kılma, çevreyi bozulmadan tutma, üretimin kalitesini ve miktarını arttırmada biyoloji bilimi önemli yer tutar. Çevre kirlenmesi, erozyon, madde kaybı, yeşil alanların azalması, hızlı nüfus artışı, plansız kentleşme, biyolojik zenginliklerin ortadan kalkmasında rol oynayan faktörlerdir. Biyoteknolojinin amacı, bir canlının belirli özelliklerini şifreleyen genetik bilginin bir başka canlıya nakledilmesidir. Böylece nakledilen bilginin gereği, ikinci canlı tarafından yerine getirilir.

Biyolojinin Geleceği: İnsan topluluklarında kalıtsal hastalıklara neden olan genler, döllenme sırasında sağlamlarıyla değiştirilerek kanser, yüksek ve düşük tansiyon, şeker hastalığı, cücelik vb. hastalıklar önlenebilecektir.

Canlıların ömür uzunluluğunu kalıtsal olarak denetleyen genler kontrol altına alınarak ya da değiştirilerek, uzun bir yaşam sağlanabilecektir.

Bir canlıda önemli bir özelliği ortaya çıkaran gen ya da genler, diğer canlıların kalıtsal yapısına eklenerek bazı eksiklikler bu yolla giderilebildiği gibi fazladan bazı özelliklerin kazanılması da sağlanacaktır. Örneğin C vitamini karaciğerde sentezlettirileceği için besinlerle alınması gerekmeyecektir.

Genlerdeki değişiklikler sonucu yeni hayvan ve bitki türlerinin ortaya çıkması sağlanacaktır.

Canlılardaki genlerin tümü kataloglanabilecek, bunlarla ilgili bankalar kurulacak, ilaç sanayii biyoteknolojik yöntemleri geniş oranda kullanabileceği için birçok ilacın etkili ve ucuz yoldan üretilmesi sağlanacaktır.

Bitki ve hayvanların ıslahında olağanüstü atılımlar gerçekleşecek, verim arttırılacak, birçok maddenin sentezi özellikle büyük miktarda mikroorganizmalara yaptırılabilecektir.

Biyolojideki Gelişmelerin İnsanlığa Katkıları:
Günümüzde birçok ülke seralarda tozlaşma görevini bombus adı verilen arılara yaptırıyor. Bombus özellikle sebzecilikte yüksek verim elde etmek amacıyla hormon kullan üreticilere bir çıkış, hatta kurtarıcı oldu. Arının taşıdığı çiçek tozları etrafa yayılarak, seradaki domates ve çileklerdeki verimi arttırdı.

Günümüzde birçok tıbbi bitki ve hayvanın üretimi, antibiyotik, aşı, interferon, çeşitli pestisitlerin üretimimleri, insandaki zararlı genlerin ayıklanması işi gibi alanlarda biyoteknolojiden yararlanılmaktadır.

Tıpta uygulanan aşılama yönteminde vücuda virüs verilerek, vücudun virüsü tanıması ve ona karşı antikor üretmesi sağlanır. Oysa gen teknolojisinin sağladığı olanaklarla, vücuda virüs verilmeden de antikor üretmek mümkün olmuştur. Böylece vücut virüsün yan etkilerinden korunabilmektedir.

Biyoteknolojinin katkıları arasında insülini de sayabiliriz. insülin, insanlarda şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormon olup, pankreas hücreleri tarafından üretilir, dolaşıma katılır. Eksikliğinde ise şeker hastalığı ortaya çıkar. Bugün bakteri DNA'sı yardımıyla insülin hormonu bol miktarda ve ucuza üretilebilmektedir.

Büyüme hormonu, eskiden sadece kadavraların hipofiz bezinden çok büyük zorluk ve masraflarla elde ediliyordu. Artık biyoteknolojik yöntemlerle çok miktarda ve ucuza elde edilmektedir.  Tek hücre proteini: alg, bakteri, maya ve küflerin büyük miktarda üretilmesinden ve bu canlı hücrelerin kurutulması sonucu oluşan biyolojik kütleye denir. Tek hücre proteini, insan besinlerinden; çorbalarda, hazır yemeklerde ve diyet yiyeceklerinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Ayrıca aroma kaynağı, vitamin kaynağı ve emülgatör destekleyici olarak da kullanılır.

Dr. Wilmut, bir koyundan alınan bir vücut hücresinin çekirdeğini, başka bir koyuna ait çekirdeği alınmış bir yumurtaya yerleştirerek yeni bir koyuna yaşam vermiştir. Dolly adı verilen kuzu orijinal DNA sahibi koyunun kopyasıdır.
 

Bu Konuya 20 Yorum Yapılmış

 
+13 #1 Teşekkürlerizel 17-09-2013 20:11
Gerçekten çok açıklayıcı bir metin olmuş ellerinize sağlık
Alıntı
 
 
+9 #2 Kısa ve özSevgi 18-09-2013 17:27
Mükemmel bir yazı çok teşekkür ederim
Alıntı
 
 
+13 #3 Tebrik.Sibel. 18-09-2013 20:41
Çok işime yaradı.Her şeyi yazmışsın üstelik kısa ve öz şeklinde çok ama çok teşşekür ederim.Eline sağlık. :))
Alıntı
 
 
+12 #4 tesekkürlerrrzeynep 19-09-2013 18:15
harika tesekkür ederim 9. sınıf orencisiyimm .Hadımkoyde bir anadolu lisesine gidiyorum ve biyoloji hocamız çook odev verdi :) daha yenı bittii..:)
Alıntı
 
 
+11 #5 TesekkürlerrTülay 21-09-2013 14:01
Tüm biyoloji ödevimi tek bir sayfadan yapabildim,çok iyi yazmışsınız,çok tesekkür ederiiim. :)
Alıntı
 
 
+11 #6 Bilgilendirici :)Mercan 22-09-2013 14:14
Mükemmel bir yazı Tüm biyoloji ödevimi tek bir sayfadan yaptım,çok iyi yazmışsınız,çok tesekkür ederim.Ayıra çok da bilgilendirici olmus ellerinize sağlık :)
Alıntı
 
 
+9 #7 kısa ve özyaren 23-09-2013 17:17
kısa ve öz biyolojicinin gözüne girmek için yeterde artar herhalde :) :)
Alıntı
 
 
0 #8 tesekkürlerilayda 25-09-2013 17:36
güzel kısa ve öz ama hocaya göstermedim
Alıntı
 
 
0 #9 teşekkürlereren 26-09-2013 17:35
çok iyi yapmışsın kardeş eline sağlık :D
Alıntı
 
 
+1 #10 süpersema 26-09-2013 18:07
9. sınıfa gidiyorum hoca hep bunları sordu çok iyi :D
Alıntı
 
 
+2 #11 ÖdevimFeyza 26-09-2013 22:04
Harika olmuş! Diğer sayfalar hep aynı şeyleri yazmışlar ve paragraf şeklindeydi ama bu yazı gerçekten akılda kalıcı teşekkürler..
Alıntı
 
 
-2 #12 ödevfahrettin 30-09-2013 20:04
birader vallaha allah razı olsun lise 1. sınıf öğrencisiyim verdigin bilgiler çok işime yaradı performans için saol :D
Alıntı
 
 
+1 #13 teşekürrrr ederimmmm :)asoş 01-10-2013 19:31
mükemmel bir yazı olmuş.başka bir yerde bulamayacağım bulsam da sayfalar sürecek bir konuyu daha kısa ve öz bir şekilde yazmışsınız.ben de lise 1 öğrencisiyim çok teşekkür ederim sayenizde ödevimi kolayca yapıcam :)))
Alıntı
 
 
-2 #14 teşekkürleremre 02-10-2013 20:43
Kisa ve oz olmus helal olsun
Alıntı
 
 
+4 #15 ÖdevMetin 10-12-2013 19:06
Güzel olmuş helal
Alıntı
 
 
0 #16 TeşekkürlerSelin 14-12-2013 12:39
çok iyi ve açıklayıcı bir metin :) emeği geçenlere teşekkürler :))
Alıntı
 
 
-1 #17 teeşeekküürrzeynep 07-01-2014 20:18
kısa ve öz olmuş teşekkürler
Alıntı
 
 
+2 #18 teşekkürleroguzhan 22-03-2014 12:57
elinize saglık çok güzel
Alıntı
 
 
-2 #19 emin-istar 27-03-2014 21:49
mardinin dağlarından selamlar
Alıntı
 
 
0 #20 nasıl bu kadar uzun mu yaderya nurum azra 02-04-2014 20:03
biyolojinin konusu bu kadar mı uzun çok ya ben hepsini yazamam da kısası yok mu arkadaşzor bir ödev zaten yazılımız düşük ne yapsak 4 yapamıyorum bu sefer yapacağım fiziğim 5 matematiğim 4 ingilizce 5 tarihim 4 coğrafyam 4 edebeyat 4 almanca 4 kimya 3
Alıntı
 

Bu Konuya Yorum Yapabilirsiniz






Biyoloji - Genel Biyoloji kategorisinde bulunan Biyolojinin Tarihi Gelişimi başlıklı yazı biyolojinin tarihsel gelişimi , biyolojinin tarihi gelişimi , steven howell hayatı , hücrenin tarihsel gelişimi , hücrenin tarihi gelisimi , biyolojinin tarihi , biyolojinin tarihçesi , biyoloji biliminin tarihsel gelişimi , biyoloji ile ilgili elde edilen bilgilerin tarihsel süreci , biyolojinin tarihsel gelişim tablosu , biyolojinin gelişimi , biyoloji biliminin tarihi gelişimi , biyoloji tarihi konuları hakkında bilgi içermektedir.