01-11-2014 06:04:33
Ana Sayfa Haberler Köşe Yazıları Çoklu modernleşme

Sevgili TurkceBilgi.Org kullanıcısı, sizinle daha kaliteli zaman geçirek adına üyemiz olmanızı rica ederiz.

Çoklu modernleşme
Haberler - Köşe Yazıları
Cuma, 14 Aralık 2007 03:00


SAYIN Tarhan Erdem'in bulgularında teknik düzeyde tartışmalı birkaç nokta olsa da, ortaya koyduğu genel tabloyu doğru okumak lazım. Tarhan Erdem'in kendisi, toplumumuzda iki aşırı uçtan bahsediyor, bunlardan biri "yobaz sayılabilecek" kesimdir, öbür aşırı uçta ise "bunların tam tersi tarafta bulunanlar" yer alıyor. Erdem, ikisinin toplamının "yüzde 10'u bulmadığını" da belirtiyor. (Milliyet, 9 Aralık 2007)
Aynen katılıyorum.
Demek ki, yobazlarla ultra laikçilerin toplamı "yüzde onu bulmuyor"! Türkiye'deki toplumsal modernleşme dinamikleri, yani kentleşme, eğitim, demokrasi, piyasa ekonomisi, dışa açılma gibi süreçler din ve ideoloji softalığına daha fazla yer vermeyecek kadar gelişmiştir.

Türban neyin simgesi?
Toplumu yeniden yoğuran şehirleşme, eğitim, piyasa ekonomisi gibi temel modernleşme dinamiklerine kısaca orta sınıflaşma veya "burjuvalaşma" diyebiliriz. Türban bu anlamda modernleşmenin simgelerinden biridir. Onun için türbanlı kesimde şıklık, makyaj, moda gibi kavramlar var. Halbuki "analarımızda" yoktu!
Değerli sosyologlarımızdan Prof. Sencer Ayata diyor ki:
"Bazı sosyologların, Taha Akyol gibi yazarların, türbanın bir şehirleşme, modernleşme olduğu tezi var. Türban geleneksel toplum ilişkilerinden kopuştur, buraya kadar katılıyorum. Ama AKP ile yükselen türban burjuvazisi, kendi kültürünü oluşturmadı. Örnek aldığı laik burjuvazinin kültürüdür... laik kültür modeli hedef alındıkça dini konularda, türban konusunda da ılımlılaşma eğilimi ortaya çıkıyor." (Murat Yetkin, Radikal, 29 Eylül 2007)
Sübjektif 'kültür' kavramının tartışması bir kenara... Madem türbanın yaygın olduğu muhafazakâr burjuvazi "laik kültür modelini örnek alıyor", o halde bir kesimdeki bu irtica korkusu, bu türban nefreti nereden geliyor?
Modernleşmeyi gardıropla eşitlemekten, modernleşmenin "çoklu" karakterini fark etmemekten, "tekçi" anlayıştan geliyor.

Muhafazakâr burjuvazi
Modernleşmenin pozitivist döneminin sosyolojisini büyük sosyolog Durkheim yazmıştı. Çağımızdaki "çoklu modernleşme"nin sosyolojisini büyük sosyolog Eisenstadt yazıyor. Orta sınıf değerlerinin benimsenmesi gibi ortak bir modernlik alanının dışında, çoklu, çoğulcu modernlikler vardır.
Tarhan Erdem de Türkiye'de geniş muhafazakâr kesimin "kültürel değerlerine bağlı kalarak modernleşmek istediğini" vurguluyor ve şu sonuca varıyor:
"Kültürel değerler dışındaki diğer değerler tartışıldığında başını açanlarla örtenlerin ortaya koydukları görüşler arasındaki fark azalmakta, örtünme hali bir ayıraç olmaktan çıkmaktadır." (Milliyet, 3 Aralık 2007)
Devletin ve hukukun laik olmasını, kadın-erkek eşitliğini, resmi nikâhı, laik ceza hukukunu, demokrasiyi benimsemek gibi... Türbanlılarda bu oranlar yüzde 90'ın üstündedir!
Peki, ramazanda lokantaların kapanmasını isteyenler? Fakat bu bir saygı beklentisi olarak gözüküyor, totaliter bir siyasi talep değil!
Evet, Türkiye'de muhafazakârlık yükseliyor ama bu Ortaçağ'a dönüş değildir, aksine, bu muhafazakârlık, liberal değerleri ve "çoklu modernlikler"i de değişik dozlarda içeriyor!
Batı modernleşmesinde Hıristiyan muhafazakârlığı yükselirken dengeyi kuran bir sol vardı. Bizde sorun soldadır, irtica paranoyası yüzünden CHP'nin çağdaş sol bir partiye dönüşememesi, varoşlara giremeyişidir!




Taha AKYOL   Objektif 14.12.2007 Milliyet
 

Bu Konuya Yorum Yapabilirsiniz






Haberler - Köşe Yazıları kategorisinde bulunan Çoklu modernleşme başlıklı yazı çoklu modernlikler , çoklu modernlik , şehirleşme ,demokrasi ve sınıflar , çoklu modernleşme , modernleşme yazilari , çoklu muhafazakar kesim ortaklı , çoklu modernlikler nedir , "çoklu modernlikler" eisenstadt kitabı konuları hakkında bilgi içermektedir.