17-09-2014 01:28:11
Ana Sayfa Toplum Din ve İnanç HZ. MUHAMMED'İN BEDEN DİLİ

Sevgili TurkceBilgi.Org kullanıcısı, sizinle daha kaliteli zaman geçirek adına üyemiz olmanızı rica ederiz.

HZ. MUHAMMED'İN BEDEN DİLİ
Hz. Muhammed'in jestleri, mimikleri ve insanlara nasıl hitap ettiği gibi unsurlardan oluşan beden dili İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş tarafından “Hz. Peygamber'in Beden Dili” adlı kitapta ayrıntılı biçimde ele alındı. “Beden dili, kişisel gelişim ve iletişimin çok önemli bir alanı. İnsanları böylesine etkileyen bir alanda Hz. Muhammed'in model olmaması mümkün değil” diyen Karataş'a göre insanlarla iletişiminde en çok ellerini ve parmaklarını kullanan Hz. Muhammed'in mesajını başarıyla yaymasının en önemli sebebi, beden dilini başarıyla kullanması.

“Sesi gür olan Hz. Muhammed kelimeleri dikkatle seçiyor, karşısındakinin anlayacağı şekilde konuşuyor, diyaloglarında bireysel farklılıklara dikkat ediyordu! Konuşmasını daha etkili kılmak için çoğu zaman yüksek bir yere çıkan Hz. Muhammed kimi zaman baston veya mızrakla anlattığı konuların daha iyi anlaşılabilmesi için yere şekiller çiziyordu.”

“Bir şeye işaret ettiğinde elinin tamamıyla işaret ederdi. Bir şeye şaşırdığında elini ters çevirir, havaya doğru açardı. Konuşurken avuçlarını biraraya getirir ve sağ elinin ayasını sol başparmağının iç tarafına vururdu. Kızdığında yüzünü başka tarafa çevirirdi. Sevindiğinde gözlerini indirirdi. Onun gülmesi çoğunlukla tebessüm idi (…) O, biriyle konuştuğu zaman onun yüzüne bakar, elini tutmuşsa o bırakmadıkça bırakmaz, karşısındaki yüzünü başka tarafa çevirmedikçe o çevirmezdi…”

Bu satırlar kısa süre önce İşaret Yayınları tarafından yayımlanan “Hz. Peygamber'in Beden Dili ve Davranış Modelleri” adlı kitaptan. Kitabın yazarıysa, bu konuyla ilgili beş yıl önce bir makale hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş. Karataş, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Hadis Anabilim Dalı öğretim üyesi. Çalışmalarını derinleştiren ve kitap haline getiren Karataş, kitabının sonuç bölümünde “Onun örnekliği söz dilinin gücünden çok, beden dilinin mükemmelliğinden kaynaklanıyordu” diyerek konunun önemine parmak basıyor. Karataş'a göre Hz. Muhammed'in mesajını bu kadar başarıyla yaymasının, insanları etkilemesinin ve inandırmasının en önemli sebebi, beden dilini başarıyla kullanması. “Hz. Muhammed kısa zamanda dostlar kazandı, düşmanlarını bile dost etti. Yüzü, mimikleri insanları cezbediyordu. Sohbetini dinleyenler ise tamamen onun etkisi altına giriyordu. Aslında söze gerek yoktu, onu görmek yetiyordu” diyen Karataş, beden dilinin gücünden faydalanan Hz. Muhammed'i bugün herkesin, bu açıdan da örnek alması gerektiğine inanıyor. “Hz. Muhammed'in öğretilerini yaşamak isteyenler kadar toplumdaki önder kişiler de Peygamber'in beden dilini ve iletişim becerilerini nasıl kullandığını çok iyi bilmeli.”

En çok el ve parmaklarını kullanmıştı
Kitapta ilk olarak jest denen el kol hareketleri, mimik denen yüz hareketleri, beden duruşu,  başın kullanılması, göz teması, oturma biçimi, giyim ve mesafe kullanımı gibi unsurlardan oluşan beden dili genel hatlarıyla anlatılıyor. Ardından da Hz. Muhammed'in beden dili, farklı ana başlıklar altında inceleniyor. İlk olarak da fiziki özellikleri ve görünümü… Örneğin Ahmet Cevdet Paşa O'nu şöyle tarif etmiş: “Aşırı olmamak üzere büyük başlı, hilal kaşlı, çekme burunlu, oval yüzlü idi. Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzel, büyücek ve iki kaşının arası açık, fakat kaşları birbirine yakındı. … Dişleri inci gibi parlak ve ışıl ışıldı…. Saçları ne pek kıvırcık, ne de pek düzdü. Vücudu tertemizdi.”
Sesi ve konuşması hakkındaysa Hz. Muhammed'in sesinin gür olduğu, kelimelerini dikkate seçtiği, karşısındakinin anlayacağı şekilde konuştuğu, diyaloglarında bireysel farklılıklara dikkat ettiği belirtiliyor. Hz. Muhammed konuşmasını daha etkili kılmak içinse yüksek bir yere (kürsüye) çıkmak; kimi zaman baston, kimi zaman mızrak tutmak ve anlattığı konuların daha iyi anlaşılabilmesi amacıyla da yere şekil çizmek gibi yöntemlere başvurmuş. Örneğin “Müslüman bir kul namaz kılarsa, onun da günahları, tıpkı şu ağacın yapraklarının döküldüğü gibi dökülür” diyerek anlatımında benzetmeler kullanmış.

“Zafer işareti”, kıyamet ve Hz. Muhammed
Kitabın önemli bölümlerinden biri de “Jestleri” başlığını taşıyor. Çünkü Hz. Muhammed insanlarla iletişim sırasında daha çok el ve parmaklarını kullanmış. Örneğin müminlerin birbirleri arasında olması gereken sıkı işbirliği ve dayanışmayı dile getirirken, parmaklarını birbirine geçirerek kenetlemiş. Bir kişi Hz. Peygamber'e, “Yâ Resûlallah! Senden birtakım sözler işitiyorum ancak ezberleyemiyorum” dediğinde ona, “Sağ elinden yardım al” demiş, bunu söylerken de eliyle yazı yazar gibi yapmış. Arafat'ta yüz bin civarında insana karşı veda hutbesini verdikten sonra “Tebliğ ettim mi” diye sormuş ve şahadet parmağını insanlara çevirerek “Şahid ol Allah'ım” demiş. Ayrıca Hz. Muhammed'in Muaz b. Cebel'e tavsiyede bulunurken dilini eliyle tutarak “İşte bunu muhafaza et” dediği, takvanın (günahlardan kaçınma) sözle ya da şekille olmadığını, kalpte olduğunu anlatırken “Takva işte buradadır” anlamında parmağıyla kalbine işaret ettiği bildiriliyor. Hz. Muhammed'in kıyametin yakın oluşunu anlatmak için şahadet ve orta parmağını göstererek “Ben ve kıyamet işte bu ikisi gibiyiz” demesi ise gerçekten dikkat çekici. 1941'de Victory De Lavelaye adında Belçikalı bir avukat tarafindan Naziler'e karşı direnişin sembolü olarak kullanılan, Churchill tarafından dünyaya tanıtılan “zafer işareti”nin buna benzemesi de ayrıca ilginç.
Hz. Muhammed'in mimiklerinin ele alındığı bölümde gülümsemesi, ağlaması, yüzünün kızarması, renginin değişmesi, parlaması, solması ve yüzünü çevirmesi örneklerle etraflıca ele alınıyor. Hz. Muhammed mimiklerini öyle etkili kullanıyormuş ki, muhatapları O'nun söyleyeceği sözleri yüzünden de okuma imkânını bulurmuş; daha söze başlamadan önce nasıl, ne tarzda bir konuşma yapacağının kestirildiği zamanlar olmuş. Hz. Peygamber kızdığı zaman alnının ortasındaki damar şişer, gözleri kızarırmış. Bir kimseyi kötüleyecek şekilde kaş göz işareti yapmaz, yapılmasına da müsaade etmezmiş. Cemaate hitap ederken tek bir noktaya bakmaz, kendini dinleyenlerini kontrol edecek şekilde her yöne bakarmış.Hz. Muhammed'in beden diline dair son bölümde ise, duruşuna dair ayrıntılar ele alınıyor.

Aslolan söz değil beden dili
Son yıllarda  popüler olan beden dili aslında dünyadaki en eski iletişim şekli. Kültürden kültüre farklılıklar gösterse de, “evet” anlamında başımızı yukarıdan aşağıya sallamamız, hayır anlamında sağa sola çevirmemiz (bebeklikten itibaren) gibi ortak binlerce bedensel hareketi içeriyor. Beden dilinin popüler olması ve bilimsel olarak araştırılması ise iletişimin son derece hız kazandığı  90'lı yıllara rastlıyor. Mustafa Karataş'ın bu konuda çalışması biraz bundan kaynaklanıyor: “Kişisel gelişim günümüzde aktüel bir konu ve çok ilgi görüyor. Son yıllarda popüler olan beden dili de kişisel gelişim ve iletişimin çok önemli bir alanı. İnsanları böylesine etkileyen bir alanda Hz. Muhammed'in model olmaması mümkün değil” diyen Karataş amacı şu sözlerle açıklıyor: “Tüm hayatımızda örnek model almamız gereken Hz. Muhammed'in beden dilini bilimsel verilerle ele almak ve insanlara sunmak istedim. Modern insana Hz. Muhammed'i modern bir şekilde tanıtmak gerekiyor. Aksi halde insanlara ulaşamıyorsunuz. Bunun en etkili yolu insanların hem dünyasına, hem de gelişimine yardım eden bilgiler sunan bir model üzerinde çalışmak.”
Günümüzde ünlü politikacılar, dini liderler, işadamları, sanatçılar, reklamcılar beden dilinin tekniklerini bilinçli kullanarak kitleleri sürüklüyor. Araştırmalara göre insanlarla yüz yüze kurduğumuz ilişkilerde genel olarak kelimeler yüzde 10, ses tonu yüzde 30, beden dili ise yüzde 60 önem taşıyor. Yani Mustafa Karataş'ın belirttiği gibi: “İnsan hayatında asıl olan söz  değil beden dilidir. Sözel dil, bir anlamda beden dilini tamamlamaktadır.” Ancak Karataş Batı'da beden dilinin daha çok para kazanmak, iş hayatında daha başarılı olmak, daha çok insanı etkilemek amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor ve bu konuya iyi niyet ve güzel ahlâk için önem vermek gerektiğini söylüyor. “Hz. Muhammed'i örnek alarak yapılan bu çalışma, gönül kazanmak, insanlık amacını taşıyor. Ayrıca dini anlamda, O'nun beden dilini örnek alarak yaşarsanız, sevap da kazanırsınız. Her mümin Peygamber'ine benzedikçe daha iyi mümin olur” diyen Karataş, Hz. Muhammed'in beden dilini kullanan insanları çoğaltmamız gerektiğini, çünkü bunun eksikliğini yaşadığımızı savunuyor.
Karataş, Hz. Muhammed'in davranış modelleri, bunun beden diline yansımaları, insanlarla ilişkileri ve ahlâkına da yer verdiği kitabında, Hz. Muhammed'in beden dilini bilinçli uygulamadığına da dikkat çekiyor. Ama Karataş'a göre O'nun olgun kişiliği, samimiyeti, doğallığı ve insan sevgisi, beden dilinin en güzel örneklerini sergilemesine zemin hazırlamış. Kitabında kaynak olarak Kuran-ı Kerim'i ve hadis kitaplarını kullanan Karataş, Hz. Muhammed'i anlamak ve anlatmak için farklı çalışmalar yapılması gerektiğini de söylüyor. “Şayet bilim ve teknikteki gelişmeler onun vücut dilini tespit ederek daha fazla incelemeye olanak tanırsa, Hz. Peygamber'i anlatmak için söze hacet kalmayacaktır.”

YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA KARATAŞ
“Görsellik olmadan rahat kavrayamıyoruz”

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş beden dili ve görselliğin İslam'daki resim yasağıyla ilişkisiyle ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı.
* Kitabınız İslam dinindeki resim yasağına aykırı değil mi; çünkü Hz. Muhammed'i görsel olarak anlatıyorsunuz.
- İslamiyet'teki görsel yasağının temel amacı tapınmayı engellemek. İslam tarihi üzerine geniş çaplı çalışmalarıyla tanınan, Almanya'da yaşayan, Goethe Üniversitesi Arap-İslam Bilimler Tarihi Enstitüsü Direktörü ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Fuat Sezgin'in bir sözü var; “Müslümanlar'ın geri kalmasının en önemli sebebi, resim ve görselin yasak olmasıdır.” Bugün ise görseli çok yaygın olarak kullanıyoruz ve kullanmak zorundayız. Çünkü eğitim görsellik üzerine kurulmuş, görsellik olmadan rahat kavrayamıyoruz. İzleyerek ve seyrederek öğrenmeye alışmışız. Bu anlamda insanların gönlünde ve zihninde Hz. Muhammed'in suretini ne kadar iyi canlandırabilirseniz, insanlara o kadar faydalı olursunuz. Ancak ben bunu kelimelerle yapıyorum, dolayısıyla bu yasağa aykırı davranmıyorum.
* Hz. Muhammed'in beden dili görsel olarak nasıl canlandırılır?
- Hz. Muhammed “Benim resmimi görürseniz ayaklar altına alınız” demiş. Hz. Muhammed'i görsel olarak yaratmak, bence örnek bir modeli tek bir kılıfa sokmak olur ki, bu da çok yanlış. Bence kelime ve anlatımlardan yararlanarak Hz. Muhammed'i herkesin kendi gönlünde canlandırması daha iyi.
* Batı'daki olumsuz İslam inancının yok olmasına katkı sağlar mı Hz. Muhammed'in beden dilinin anlaşılması?
- Batı'da varolan İslam düşmanlığının ana sebebi, Müslüman imajının kötü olması ve bu imajın Batı'daki Müslüman göçmenlerce oluşması. Beden dili bu kadar etkiliyse, Hz. Muhammed'in beden dili Batılı'yı da neden etkilemesin? Bu anlamda mesela kitabım İngilizce'ye çevrilir ve Batılılar'a Hz. Muhammed hakkında olumlu bir imaj verirse çok mutlu olurum.
* İslam dünyasında ve ülkemizde Hz. Muhammed'in beden dilini örnek alan ve başarıyla kullanan liderler var mı?
- Din alimlerini incelediğimiz zaman iyi örnekler yok. Tersine gayet itici olanlar var. Zaten bu da İslam dünyasının açmazlarından biri. İslamiyet kendi güzel malzemesini etkili bir şekilde ortaya koyamıyor. İslam dünyasından bir tek El-Ezher şeyhi Mısırlı Muhammed Seyyid Tantavi'yi örnek verebilirim.

Kuran-ı Kerim'de gözle ilgili örnekler
Gözlerimiz beden dilimizin en etkili organlarından biri. “Hz. Peygamber'in Beden Dili” kitabında, gözlerin diline dair Kuran'da geçen örnekler veriliyor. Buna göre gözle dışarıda bırakmak, dışlamanın ve tedirginliğin (Ahzâb, 33/19); gözlerin yuvadan fırlaması, kurgunun (Ahzâb, 33/10); gözün ışıldaması, hoşnutluğun ve mutluluğun (Meryem 19/26, Tâhâ 20/40); göz ucuyla bakmak, utancın, zayıflığın ve aşağılanmışlığın (Şûra 42/45); bakışı hiç ayırmamak, aşırı sevginin (Saffat 37/48); bir şeye gözünü dikmek, onu ele geçirmek istemenin (Hicr 15/88, Tâhâ 20/131/); gözü bir şeyden savuşturmak, görmezlikten gelmenin, o şeyi önemsememenin (Kehf 18/28) göstergesi olarak tanımlanmış. Ayrıca gözyaşı, samimi duygunun veya yapmacıklığın (Maide 5/83, Tevbe 9/92); göz önünde olmak, denetimi altında tutmanın (Hud 11/25-26); göz değdirmek, kötü duruma düşürmenin, öfke ve kıskançlığın (Kalem 68/51); göz bitkinliği umutsuzluğun ve başarısızlığın (Mülk 67/4); gözlerin hain bakışı, düşük ahlâkın ve ruhi bozukluğun (Mü'min 40/19) bedensel ifadesi olarak yer alıyor. Hz. Muhammed de gerek duygularını ifade etmede, gerek diğer insanlarla iletişimde bakışlarını etkin bir şekilde kullanmış.

Tevrat, İncil ve Kuran'da beden diliyle ilgili örnekler
Üç büyük dinin kutsal kitaplarında beden diline dair tanımlamalar bulunuyor. “Hz. Peygamber'in Beden Dili” kitabında bunlara da yer verilmiş. Örneğin Tevrat'taki şu cümleler dikkat çekici:
“Kain (Kabil) çok öfkelendi ve çehresini astı. Ve Rabbin Kain'e şöyle dedi: ‘Niçin öfkelendin ve niçin suratını astın?' Ve Rabb her kim onu bulursa, kendisini vurmasın diye Kain üzerine bir nişane koydu.” (Kitab-ı mukaddes, Tarihler, 21/16) İncil'de Zekeriya'nın birkaç gün konuşmaması da örnek teşkil ediyor… Bu olay Kuran'da da benzer şekilde anlatılıyor. Ayrıca Kuran'da ilk insan Adem (a.s.) henüz hayattayken, iki oğlu arasında geçen öldürme ve gömme kıssası da, beden dilinin nasıl araç olarak kullanıldığını gösteriyor. Buna göre Allah tarafından bir karga gönderiliyor ve ölünün nasıl gömüleceğine dair bedensel tatbikatla bilgi veriliyor…

Beden diliyle ilgili ilk kitabı Müslüman bir dilbilimci yazmıştı

Son yıllarda daha çok Batı'da popüler olan beden dili konusunda ilgili ilk kitap, bir Müslüman dilbilimciye, el-Leysî Câhız'a (ölümü 869) ait. Câhız, “el-Beyân ve't-Tebyîn” isimli eserinde beden ve sözün, duygu ve düşünceleri belirtmede ortak iki unsur olduğunu söylemiş. Beden dilinin sözel dile yardımcı olduğunu, hatta düşünce ve duyguları anlatmada bazen ondan çok daha önce geldiğini belirtmiş. Câhız'a göre bazı özel durumlar ancak el, kol, baş, vs. gibi işaretlerle anlatılabilir, hatta hayvanların da bazı özel işaretlerden oluşan özel bir dili bulunur. Erzurumlu İbrahim Hakkı da Marifetname isimli eserinde beden diline yer vermiş. İnsanların fiziksel görünümlerine bakarak karakterleri üzerine fikir yürütülebileceğini söylemiş. Batı'da bu alanda öncülük eden eser ise Darwin'in 1872'de yayınlanan “İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi” kitabı. Bunu 1954'de Wolff'un “The Psychology of gestures” (Jestlerin Psikolojisi) takip ediyor. 1970'lerde Lulius Fast, o güne kadar yapılan çalışmaları “Vücut Dili” kitabından özetlemiş.

Hz. Muhammed'in beden dili daha önce Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş tarafından İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dergisinde 2002'de yayımlanan bir makalede ve Mahmut Kavaklıoğlu'nun Çorum İlahiyat Fakültesi dergisinde yayımlanan makalesinde ele alınmıştı...

Gökçen Beyinli Dinç/ Yeni Aktüel
 

Bu Konuya 1 Yorum Yapılmış

 
+2 #1 Bünyamin TOPRAK 03-10-2011 09:06
Bütün yaşantısını örnek almamız gereken Peygamber efendimizin, zaman geçtikce yaşantısının derinliği ve manalığı daha fazla önem kazanıyor.
Alıntı
 

Bu Konuya Yorum Yapabilirsiniz






Toplum - Din ve İnanç kategorisinde bulunan HZ. MUHAMMED'İN BEDEN DİLİ başlıklı yazı beden dili ile ilgili özlü sözler , beden dili çalışmaları , beden dili ile insanları etkileme , beden dili ile ilgili sözler , beden dili görsel , beden dili görseller , ünlülerin beden dili , beden diline örnek atasözleri , beden dili ile ilgili güzel sözler , 
hazret muhmet yılanls konuşmasi , hz muhammed fiziksel özellikleri , hz muhammedin beden dili , insanların vücut dili konuları hakkında bilgi içermektedir.