Türkçe Bilgi , Ansiklopedi, Sözlük

Türkçe'mize ait dil bilgisi kuralları ile ilgili yazılar bulunacaktır.


  • Bağlaçlar ve Bağlaç Çeşitleri

    Tek başına anlamı olmayan, anlamca birbiriyle ilgili eş görevli kelimeleri, söz öbeklerini ve cümleleri biçim ve anlam yönünden bağlayan kelimelere bağlaç denir. Örnek: Eve gittim, fakat onu bulamadım.        (bağlaç) Duygu ve düşünce bir olma...

  • Edatlar

    Tanımı Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran, birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere edat denir. Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları, edatları ve ünlemleri bir a...

  • 'mi' (edat)

    Soru edatıdır. Farklı anlam ilgileri kurar.Ek alabilir. Babanız İstanbul'dan döndü mü?         (soru)Onu gördüm mü sinirleniyorum.         (zaman)Sıcak mı sıcak bir havaydı.        ...

  • 'değil' (edat)

    İsim cümlelerinin yüklemini olumsuzlaştırır. Yolumu kesen bu değildi. Olumsuz eylem cümlelerini olumlu; olumluları da olumsuz yapar: Bu haberi duymamış değiliz.    (duymuşuz)Bu haberi duymuş değiliz.        (duymamışız)...

  • 'ancak' (edat)

    “yalnız, sadece, özgülük, sınırlandırma, olsa olsa” anlamları katar. Seni ancak ebediyyetler eder istiab         (sadece)Onu ancak para ilgilendirir.           (sadece, bir tek)Bu işten anc...

  • 'yalnız' (edat)

    İsim, sıfat, zarf ve bağlaç olarak kullanılabilen bu kelime “sadece, bir tek” anlamına gelmek şartıyla edat olarak da kullanılabilir. Bu yönüyle diğer kelime türlerinden ayırt edilebilir.  Bir ömür boyu yalnız yaşadı.         (tek ba...

  • 'beri' (edat)

    *  “-den” ayrılma hâl ekiyle birlikte eylemin başlangıç yerini ve zamanını belirler. Dün akşamdan beri görülmedi.Okuldan beri hiç susmadı.Yıllardan beri bu köyde yaşamaktalar.Kar, sabahtan beri yağıyor. *  “beri” kelimesi ad, sıfat,...

  • 'dolayı, ötürü' (edat)

    * Ayrılma hâl ekiyle birlikte neden ilgisi kurar.  Zayıflıktan dolayı sık sık hastalanıyor.Çalışmadığından ötürü canı sıkılıyor.  *  “-den” ekiyle de aynı anlam sağlanır.Sıkıldığımdan dışarı çıktım. ...

  • 'doğru' (edat)

    *  Yönelme eki ile birlikte kullanılarak yön bildirir. Ormana doğru yürüdük.Bana doğru bakıyor. *  Zamanda yakınlık bildirerek zarf öbeği de oluşturur. Akşama doğru geldiler. (zarf öbeği) *  Ad, sıfat ve zarf da olabilir. Bu durumlarda edat deği...

  • 'diye' (edat)

    Amaç ve neden ilgileri kurar.  Terfi edeyim diye yağcılık yapıyor. (amaç)Yağmur yağıyor diye dışarı çıkmadı. (neden)...

  • 'karşı' (edat)

    *  “-e” yönelme hâl ekiyle kullanılarak “için, hakkında, yönelme, ilgili olma” anlamları katar.  Edebiyata karşı ilgim vardı.    (hakkında, yönelik)Denize karşı bir balkonu var.    (yönelik) *  Zaman bildir...

  • '-e göre' (edat)

    Yönelme hâl ekiyle birlikte kullanılır, yani bu eki almış kelimelerden sonra gelir.Kendi üzerine de ek alabilir. *  “Görelik, uygunluk, yönünden, bakımından ve karşılaştırma” anlamları katar.  Başbakana göre enflâsyon düşük.  &nbs...

  • 'üzere, üzre' (edat)

    *  “Amaç, koşul, zamanda yakınlık, gibilik” anlamları katar.  Sorunu halletmek üzere gidiyorum.         (amaç, için)Kitabı yarın vermek üzere alabilirsin.     (şartıyla, koşul)On dakika konuşmak üzere kürsüye çıkt...

  • 'için' (edat)

    “Amaç, neden, özgülük, görelik, karşılık” bildirir. “Hakkında, nedeniyle, yüzünden, maksadıyla” anlamlarını ifade eder.Yalın hâldeki ya da iyelik eki almış kelimelerle birlikte kullanılır. İsim olarak kullanıldığında üzerine ek alabilir. *&...

  • 'kadar, -e kadar' (edat)

    Benzetme edatlarındandır. Yalın hâldeki veya –e yönelme eki almış kelimelerle kullanılır. “kadar” şeklinde kullanıldığında üzerine ek alabilir. *  “Karşılaştırma, benzerlik, eşitlik, yaklaşıklık, ölçü” anlamları katar.  Biz...

  • 'sanki' (edat)

    Benzetme edatıdır.“san” ve “ki”nin birleşiminden oluşmuştur.Bu edatı bulunduran cümlelerde “sanmak, zannetmek” anlamları vardır. “benzetme, uyarı, sözüm ona, sözde, inanmama” anlamları katar. Sanki gece olmuş.     &nb...

  • 'gibi' (edat)

    Benzetme edatlarındandır.Yalın hâldeki kelimelerle birlikte kullanılır.Benzetme, eşitlik anlamları katar.  *  Birlikte kullanıldığı kelime ile birlikte sıfat, zarf ve isim olabilir.  Adamın demir gibi bileği vardı.       (sıfat, benz...

  • 'ile' (edat)

    *  “Araç, alet, neden, zaman, birliktelik” ilgisi kurar.  Ankara'ya uçakla giderler.      (araç)Bizi boş vaatlerle kandırdılar.    (araç)Hasan yaşlı annesiyle oturuyordu.    (beraberlik)Arabanın gürültüsüyle irkild...

  • Edatların Özellikleri

    * Türkçede isimler ve fiiller anlamlı kelimelerdir. Edatlar ise tek başlarına anlam ifade etmezler; ancak cümlede anlam kazanır veya sadece diğer kelimelere anlam katarlar.  “için, kadar, -E kadar, gibi, göre, ile, üzere, yalnız, -E karşı, sanki, ancak, -den beri, -E doğru&...

  • Yapı bakımından zarflar

    Yapı bakımından zarflar basit, türemiş, birleşik ve öbekleşmiş olmak üzere dörde ayrılır.1. BASİT ZARFLAR 2. TÜREMİŞ ZARFLAR 3. BİRLEŞİK ZARFLAR 4. ÖBEKLEŞMİŞ ZARFLAR ...

  • öbekleşmiş zarflar

    Birden fazla kelimenin farklı yollarla (ikileme, edat grubu, zarf-fiil grubu) bir araya gelerek oluşturdukları zarflardır:  “hemen hemen, gece gündüz, er geç, ikide bir, aşağı yukarı, hemen şimdi, kırk yılda bir, öğleden sonra, arada sırada, yana doğru, az çok, -den son...

  • Birleşik Zarflar

    Birden fazla kelimenin bir araya gelip kaynaşarak oluşturdukları zarflardır:  “bugün, biraz, böyle, şöyle, birdenbire, niçin, ilk önce, nasıl...”...

  • Türemiş Zarflar

    Yapım ekiyle veya yapım eki gibi kullanılmış bazı çekim ekleriyle yapılmış zarflardır:  “sabırlı, aylarca, önce, dostça, sınıfça, yiğitçesine, erken, sabahleyin, kışın, ilkin, ileri, soğuk, içeri, dışarı, aptalca, mosmor, sanıyorum, kaçta, koşarak, okumadan,...

  • basit zarflar

    Kök hâlinde olan, ek almamış zarflardır:  “yarın, gece, geç, dün, pek, az, fazla, sık, iyi, çok, hiç, sabah, akşam, henüz...”...

  • Zarflarda Pekiştirme

    Genellikle pekiştirme sıfatlarıyla ve ikilemelerle yapılır. Pekiştirmeli isimler de vardır ve onlar da zarf olarak kullanılır. Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.Yüzü soğuktan mosmor olmuştu. Yağmurda sırılsıklam ıslandılar.Güpegündüz nereye gidiyorsun?Soğuktan...

  • Zarflar

    Tanımı  İsimler varlıkları ya da kavramları karşılar. Fiillerin ise hareketleri, oluşları karşılar. Varlıkların nasıl belli nitelikleri varsa, fiillerin de belli nitelikleri vardır. İsmin niteliğini bildiren sözcüklere sıfat demiştik. Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatları...

  • Miktar zarfları

    Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ya da başka zarfların anlamlarını ölçü yönünden tamamlayan, artıran, azaltan zarflardır. Miktar zarfları diğer zarflardan farklı olarak fiilin, sıfatın, zarfın miktarlarını da bildirir.  Miktar zarfları fiile sorulan "ne kadar"...

  • Aşırılık Zarfları

    Fiillerin ve fiilimsilerin anlamlarına doğrudan veya zarflar aracılığıyla  aşırılık anlamı katan zarflardır. Bu zarflar ayrıca niteleme sıfatlarının da anlamlarına aşırılık kazandırır.En çok kullanılanları şunlardır: Gayet, çok, az, azıcık, biraz, birazcık, olduk...

  • En üstünlük Zarfı

    Sıfatları ve zarfları niteleyen “en” kelimesidir.En   güzel çiçek, çocuktur.  (En üstünlük zarfı)En yakın arkadaşı benim.  (En üstünlük; sıfattan önce)En çok çalışan canlı karıncadır. (En üstünlük, zarftan önce)...

Site İletişim Bilgisi

Telefon: 0536 686 91 70

URL:http://www.turkcebilgi.org/

Email: [email protected]